Ürün Adı: Sanatı Güncel Yaşamın İçine Taşıyan Bir Sanatçı - Sayra İnce Muran
Ürün Kodu: 1534
Bu ürün 246 kez incelendi.

 

İzmir doğumlu Ressam Sayra İnce Muran, uzun yıllar Almanya/Köln'de serbest sanatçı olarak çalıştıktan sonra, 1997 yılında İzmir'e geri dönerek, Alaçatı'ya ilk sanat galerisi kazandıranlardan. Üçüncü sanat galerisini Türk genç sanatçılara yurt dışı deneyimi yaşatmak ve onları dış ülkelerde tanıtmak amacıyla Almanya'nın Köln şehrinde açmak için çalışmalarını sürdürdüğünü öğrendiğim zaman, (henüz proje aşamasında olsa bile) tüylerimin diken diken olduğunu, içimi anlatılmaz bir ürperti sardığını itiraf etmeliyim.
Doğrusunu söylemek gerekirse Alaçatı’da açılan galerileri hep izlemişimdir. Ressam Sayra İnce Muran’ın ilk açtığı galerinin adı Kırmızı Ardıç Kuşu. Galeri ilk kez 2005 yılında Özdemir Altan sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor. Ardından Bedri Baykam, Mehmet Güleryüz, Ömer Ulu gibi sanatçıların desteği ile yoluna devam ediyor. Amaç güncel yaşam içine umulmadık bir anda sanatı yerleştirerek kişiyi düşündürmek ve genç sanatçıları desteklemek. Çünkü genç sanatçılarımız öylesine hızlı ilerliyorlar ki neredeyse dış ülkelerde yapılan sanatla arada bir fark yok. Hatta motivasyonu yüksek olan genç sanatçılarımızın şu anda ulaştıkları nokta oldukça ileri diyebiliriz.
Kırmızı Ardıç Kuşu açıldığından bu yana 60 kişisel sergi, 10’dan fazla kollektif çalışmaya ev sahipliği yapmış, son üç yıldır Alaçatı Genç Sanat Günleri’nin öncü galerilerinden biri olarak geç sanatçılara desteğini sürdürmektedir.
Galeri ressamın kırmızıya olan tutkusundan ve oğlu Ardıç’a olan sevgisi ile birleşince Kırmızı Ardıç Kuşu ismini kazanıyor. Galeride resim, heykel, seramik ve tekstil gibi geleneksel, çağdaş ve modern sanat sergilendiği gibi, Restoran - Cafe – Bar olarak da hizmet veriyor. Galeri karşılıklı iki restore edilmiş eski evden oluşmakta. Bir evde restoran ve otel diğer evde ise büyük bir titizlikle seçilen ve sergilenen sanat eserleri bulunuyor. Kırmızı Ardıç Kuşu kurulduğu günden bu yana projeler ve yayınlar içeren hem farklı ülkelerden hem de yerli çağdaş sanatçıyı sanatseverler, koleksiyoncular ve basın mensuplarıyla buluşturuyor. Pek tabii ki, Sayra İnce Muran yerel sanatın Alaçatı'nın konumu itibariyle dünya pazarına ihraç edilebilmesini sağlayabilmenin de haklı gururunu yaşıyor.
Öncelikle bir sanatçı olarak toplumun sanata bakış açısını yumuşatmak, sanatın yaşamın her anında paylaşılabilinirliği olabileceğini izleyiciye anımsatmak için, yaşamını kurduğu bu tatil beldesinde galeri açabileceğini düşünüyor. Zamanla Alaçatı’daki galeriye yenilikçi anlayışıyla oluşturduğu Metazori galeri ekleniyor. 2005 yılından bu yana, Metazori sanat galerisi, daha dinamik, çağdaş, güncel sanatı yakından takip eden genç sanatçılar ve ustalarla el ele vererek dünya sanatının, ulusal güncel sanatın takipçisi olmayı hedefliyor.
Sayra İnce Muran üç boyutlu işler; heykeller yapıyor. Masalsı işlere ve mitolojik konulara ağırlık veriyor. Çeşme Marina’da yer alan kanatlı at heykeli, denizkızı ve dilek ağacı bunlara örnek gösterebilecek işlerinden. Resimlerinde bir dönem kırmızı her türlü duyguyu tek başına taşıyabilmesi açısından vazgeçilmez rengi oluyor. Zamanla bu tutkusu da değişime uğruyor. Kırmızının yanına başka renkler de ekleniyor.
Bu arada yine Alaçatı’da bir tasarım dükkânı da açıyor. Aslında bu tasarım dükkânı bir nevi galeri sayılabilecek bir dükkân; günlük hayatta kullanılabilecek dekoratif sanat çalışmalarının yer aldığı, izleyenleri bir başka boyuta taşıyan bir mekân. Çoğunluk Sayra İnce Muran’ın tasarılarından oluşuyor. Ayrıca bu dükkânda genç tasarıcılara da yer veriliyor. Sergilenenlerin çoğunu geri dönüşüm objeleri ve doğal malzemelerle yaratılmış eserler oluyor.
Yine zaman geçiyor yıl 2014’u gösteriyor; bu kez üçüncü galeri fikri oluşmaya başlıyor. Bu kez mekân farklı. Tutulan yol yurt dışına açılmak, Türk sanatçılarının çağdaş ve modern eserlerini başka ülkelere taşıma fikriyle temsil ettikleri sanatçılara kariyerlerinde yardımcı olabilmek, adı bilinen sanatçılarımızın yanında genç sanatçıları da keşfetmek ve desteklemek. Eminim siz de okuyunca gurur duydunuz böylesi bir girişimden.
Sayra İnce Muran, Alaçatı'nın artistik farkı, hatta büyüsü beldenin proje üretebilmesinden, en önemlisi de var olanı ve elimizdeki kültürel değerleri korumaktan kaynaklandığını söylerken Çeşme Alaçatı’nın sanatsal enerjisini de vurgulamış oluyor.
Ama onun asıl kimliğini oluşturan sanatçılığı. İsterseniz onun sanatına bir göz atalım. Sayra İnce Muran, çocukluğundan beri sanat ile uğraşmış. 1987 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim fakültesi, Resim-İş Eğitimi Bölümü'nden mezun olmuş. 1988 ve 1997 yılları arasında Almanya/Köln'de serbest sanatçı olarak resim çalışmalarını sürdürmüş. 1997 yılında İzmir’e geri döndükten altı yıl sonra Sayra İnce Muran, 2003 yılında Alaçatı’da yaşamak ve sanat galerisi açmak için bu beldeyi benimsemiş ve oraya yerleşmiş.
Bir sanat yapıtı üzerine düşünmek, ister istemez insanın yaşadığı dünya ve kendisi hakkında da düşünmesine neden oluyor. Farkında olmadan değişiyoruz; fikrimiz, dilimiz, bakışımız, baktığımız yerde gördüklerimiz, iç dünyamız, hissettiklerimiz ve bunu ifade biçimlerimiz de değişiyor. Sanatın de amacı bu. Sanat, ucu bucağı olmayan yaratıcılığın en özgür alanı kuşkusuz. Sayra İnce Muran’ın eserlerine bakarken sanat nedir, işlevi nedir, sanat nasıl bir iletişim aracıdır gibi sorularla boğuşmaya başladığımı itiraf etmeliyim. Sanatçı olarak Sayra İnce Muran eserlerinde sanatın ve sanatçının işlevini masaya yatırıyor. Eser üretmekte olan sanatçıyı, iş başındaki ressamı, kendini tasarısına kaptıran bir sanatçıyla karşı karşıya olduğunuzu hemen anlıyorsunuz. Sanatçının yaratı dünyasındaki elemini, kaygısını, umutsuzluğunu, pişmanlığını, kesin başarısızlık gibi onun çılgınca değişen zihin durumlarının tuhaf bir karışımı olarak sanatını ve oluşturduğu yapıtı üzerine kafa yoruyorsunuz.
Sanat yapmak riske, tehlikeye, gizeme, ruhun dengesizliğine duyulan ilgi miydi? Sanatçı olarak bir ressam neden böylesi uç noktaların çekimine kapılırdı ve biz izleyenler neden bizler de onunla birlikte kapılıp giderdik bu yaratı serüvenine? İşte böylesi sorulara açık yüreklilikle ve tutkulu bir ses olarak çıkıyordu Sayra İnce Muran.
Bir sanatçının belki de en şaşırtıcı çıkmazını, yapıtının sırrını keşfetmek için çabalamasının zorluklarını göz önüne seriyordu. Düpedüz resim sanatının tarihini bilmeye, okumaya, bunu sorgulamaya itilmiştim. Karşımda bir eser vardı. Ve ben bu eserde bir yol arıyordum, bulamadığım yolu. Bir oraya, bir buraya, bütün yönlere doğru gidiyor aradığımı bulamıyordum. Sonsuz bir kum denizindeydim, korkunç bir boşluktaydım. Her yanım, alabildiğine parlak kumdu. Boğucu kumlar uzanıyordu çevrenin sonuna değin, sonra bir ses duydum. Tatlı, gür ve kahredici. Dedi ki bana bir eseri yaratmanın yoğun hazları ve acıları da gizli kalmalıdır. O başkalarıyla paylaşılamaz. Bir sanatçının gizli ilgileri, kendisi için bile gizli kalmalıdır. Bazı sanat yapıtlarına âşık olmamız doğaldı, tıpkı açık seçik bir neden olmadan bazı insanlara âşık olduğumuz gibi. Resmi anlama çabalarımı apaçık ortadaydı.
Resimden niçin bu denli etkilendiğimi söyleyemiyordum. Etki kesindi, ama nedenlerini gösteremiyordum, göstergesini ve adını bulamıyordum; ancak benim belirsiz bir tarafıma dokunuyor; üstü örtülü olarak boşlukta bağırıyordu. Tuhaf bir çelişki: yansıyan bir parlama gibi karşımda duruyor, beni dünya sanatının gelişme seyrine ve plastik sanatının yeni anlatım olanaklarına doğru bilgilerimi tazelemeye yöneltiyordu.
Sanatçı olmak bir yaşamdır. Resim bir atmosfer yaratmak, yeni, yepyeni bir dünya oluşturmak, bir düş gücüyle birlikte bir gerçeklik dünyası kurmaktır; yaratmaktır sanat derken tabii ki kendi penceremden sanatı yorumluyordum. Belki de şöyle diyebilirim, sanatın hiçbir genel kuralı yok, belli hiçbir tekniği yok, türlü biçimlerinin amaçlarında da birlik yok.
Bu bağlamda Sayra İnce Muran bize sanatın kuralsızlığının altını çiziyor. Evet, gerçekten de deyimin tam anlamıyla, eserlerinin her biri birer sanatsal yaratı. Bu öyle bir yaratı evreni ki tüm geleneksel değerlerin üzerine bir sünger çekiyor; tüm plastik değerleri yadsıyor, yaratıcılığın sıfırıncı noktasından yola koyulup, bizleri de o noktadan itibaren okumaya, yorumlamaya, değerlendirmeye, bakış açımızı yenilemeye çağırıyor.

Raşel Rakella Asal
15 Agostos, 2014

Bize Ulaşın

Adres: - Alsancak / İZMİR

Telefon: 0232 222 33 11

E-Posta: rakelasal@gmail.com

Web: http://raselrakellaasal.com/